24 Haziran 2018 Pazar
Anasayfa > YAŞAR DOĞU > YAŞAR DOĞU KABRİ BAŞINDA DUALARLA ANILDI

YAŞAR DOĞU KABRİ BAŞINDA DUALARLA ANILDI

09.01.2018 11:04 12 14 16 18 yazdır
Avrupa,Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Ata Sporumuzun efsane Güreşçisi Yaşar Doğu vefatının 57. yıldönününde Ankara Cebeci Askeri Şehitliğindeki kabri başında anıldı.
YAŞAR DOĞU KABRİ BAŞINDA DUALARLA ANILDI
Avrupa,Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Ata Sporumuzun efsane Güreşçisi

Yaşar Doğu vefatının  57. yıldönününde Ankara Cebeci Askeri Şehitliğindeki kabri başında anıldı.


YAŞAR DOĞU ANILDI

OLİMPİYAT, DÜNYA VE AVRUPA ŞAMPİYONU MERHUM MİLLİ GÜREŞÇİ YAŞAR DOĞU ÖLÜMÜNÜN 57. YIL DÖNÜMÜNDE KABRİ BAŞINDA DÜZENLENEN TÖRENLE ANILDI. 


Cebeci Askeri Şehitliğindeki anma programına , Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Musa Aydın Güreş Federasyonu Genel Sekreteri Tahir Yılmaz eski milli sporcular sporcular Tevfik Kış, Ahmet Ayık, Ercan Yıldız, Spor Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanı Selçuk Çebi, Ankara Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Gürhan Yıldız, Güreş Federasyonu Milli Takımlar Koordinatörü Adem Varlık, Yaşar Doğu'nun oğlu Gazanfer Doğu, Samsun Yazarlar Derneği Başkanı ve Yaşar Doğu'nun tüm yönleriyle hayatı kitabının yazarı Arş. Yazar Ahmet Seven, Kavak Karlı köyü muhtarı Mustafa Geçim, Bursa Yaşar Doğu Derneği Başkanı Dursun Koç,  güreş severler ve Doğu'nun yakınları katıldı.



Törende bir konuşma yapan Yaşar Doğu'nun oğlu Gazanfer Doğu tüm katılımcılara teşekkür ederek "Yaşar Doğu herşeyden önce iyi bir babaydı. Şampiyonluklarına gelince onu siz daha iyi biliyorsunuz. Ama onun çok üstün bir yetenek avcısı olduğunu söylemek isterim. Yeni antrenörlere örnek olacak çok özellikleri vardı. Ayrıca tam bir ülke sevdalısıydı. Milletine ve inançlarına ne kadar bağlı olduğunu biliyorsunuz. 2 rekat namaz kılmadan özellikle uluslararası maçlarda kesinlikle mindere çıkmazdı. Son zamanlarda kaybettiğimiz milli ve manevi değerleri yeniden kazanmamız için babamın hayatını anlatmamız lazım. Bugün hala Yaşar Doğu ismi anılıyorsa karşılık beklemeden yaptığı hizmetler yüzündendir. Babam asla unutulmayacaktır . Yaşar Doğu'nun evi, benim doğduğum ev yıkıldı. Belediye, kentsel dönüşüm adı altında o bölgeyi istimlak etti. Belediyenin biçtiği değere evi sorgusuz sualsiz terk ettik. Birilerinin devreye girmesi lazım. Kentsel dönüşüm planı içinde o evin bulunduğu yer güreş kulübü, güreş müzesi olarak değerlendirilmeli. Bütün şampiyonlar o evden geçti. Ankara'ya geldikleri zaman uğranılan yerdi orası, güreş tekkesi gibiydi. Yaşar Doğu Güreş Kulübü var. Bu kulüp oraya yerleştirilsin. Büyük bir hizmet olur." şeklinde konuştu. 



Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Musa Aydın ise yaptığı konuşmada. Yaşar Doğunun Olimpiyat Dünya ve Avrupa şampiyonu olduğunu hatırlatarak " Ancak bu şampiyonluklarının yanı sıra güreşi bıraktıktan sonra öğrencilerine yememiş yedirmiş giymemiş giydirmiştir. İşte bu yüzden idol olmuştur. Eğer bugün hala anınıyorsa işte sebep budur. Yaşar Doğu'yu unutmayacağız ve asla unutturmayacağız" dedi. 


. Eski Federasyon başkanlarından Ahmet Ayık ise Yaşar Doğu'yu rahmet'le andıklarını belirterek "Yaşar Hocamızın Türk güreşine yaptığı katkılar saymakla bitmez. Yaşar Doğu büyük bir şampiyondu. Ama bu onun için yetmez. Asıl önemli olan güreşi bıraktıktan sonraki hizmetleri çok daha büyüktür. Güreş ailesine tam bir reis olarak hizmet etmiştir. Kendisini bir kez daha rahmetle anıyorum. Allah rahmet eylesin. Bizim hocamızdı. Biz milli forma giymeden önce bize mutlaka abdest aldıracak kadar inançlıydı" şeklinde konuştu. 


Konuşmaların ardından Kur'an-ı Kerim okundu. Yaşar Doğu'nun mezarına, dünyaya geldiği Samsun'un Kavak ilçesine bağlı Karlı köyünden getirilen toprak atıldı ve su döküldü.


Ayrıca davetlilere Arş. Yazar Ahmet Seven'in yazdığı tüm yönleriyle Yaşar  Doğunun Hayatı isimli kitap hediye edildi. 

YAŞAR DOĞU KİMDİR?
1913 yılında Samsun'un Kavak İlçesine bağlı Karlı köyünde doğan Yaşar Doğu, I. Dünya Savaşı sırasında babasının ölmesi üzerine annesinin köyü olan Emirli'ye yerleşti. Bu köyde çok küçük yaşta güreşe başladı. Daha 15 yaşında iken yörenin en ünlü pehlivanları arasına girdi. Askere gidene kadar karakucak güreşi yaptı.


1936 yılında Ankara'da askerde iken, Güreş Kulübü'ne girdi ve minder güreşine başladı. 1938 yılında askerliği bitince Ankara'ya yerleşti ve kulübü adına güreşmeye başladı. Burada o dönem milli takımın başında olan Finlandiya'lı antrenör Onni Helinen ondaki güreş stilini ve gücünü görünce 1939 yılında Milli Takıma aldı. Aynı yıl Oslo'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda 66 kiloda güreşti ve yaptığı dört güreşin birinde yenildi ve ikinci oldu. Serbest stildeki tek yenilgisini sayı ile Estonya'lı güreşci Toots'a karşı aldı. Oslo Turnuvası Yaşar Doğu'nun katılıp da şampiyon olmadığı tek serbest stil turnuvası oldu.

1940 yılında İstanbul Çemberlitaş'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda üç tuşla 3 galibiyet aldı ve 66 kiloda şampiyon oldu. Araya II. Dünya Savaşı girmesiyle 1946'da Kahire ve İskenderiye'de yapılan iki milli karşılaşmada iki tuşla iki galibiyet daha kazandı. Yine o yıl Stokholm'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nda 73 kilo ile 6 maça çıktı ve hepsini kazanarak ilk defa Avrupa Şampiyonu unvanını kazandı. Bir yıl sonra Prag'da yapılan Avrupa Grekoromen Şampiyonası'nda yine bütün rakiplerini yendi ve 73 kilonun şampiyonu oldu.

1948 Londra Olimpiyatları'na katıldı ve burada 5 rakibini de yenerek Olimpiyat Şampiyonu oldu.

1949 yılında Türk Milli Takımı ile bir Avrupa Turnesi'ne çıktı. İtalya, İsviçre, İsveç ve Finlandiya'yı kapsayan bu turnede 79 kiloda toplam 7 güreş yaptı ve hepsini kazandı. Aynı yıl Avrupa Güreş Şampiyonası İstanbul'da düzenlendi. Yaşar Doğu, 79 kiloda güreşti ve ilk üç rakibini tuşla, finalde ise İsveçli ünlü güreşçi Groemberg'i sayı ile yenerek şampiyon oldu.

1950 yılında bu defa Asya'da bir turneye çıktı. Bağdat, Basra ve Lahor'da yaptığı tüm güreşlerde rakiplerini tuşla yendi ve ününü Doğu'da da yaygınlaştırdı.

Yaşar Doğu, güreş hayatı boyunca bir kez Dünya Şampiyonası'na katılma şansını yakaladı. 1951 yılında 87 kiloda mindere çıkan Yaşar Doğu kısa boylu olduğu için bu kiloda güreşmesinin güç olmasına rağmen Finlandiyalı, İranlı, Alman ve İsveçli rakiplerini yenerek, ömrünün ilk ve son Dünya Şampiyonluğu'nu kazandı. 1951 yılında Helsinki'ye giden güreş milli takımının hepsi şampiyonluk ünvanıyla yurda dönmüştür. Bu takım Yaşar Doğu, Nurettin Zafer, Haydar Zafer, Nasuh Akar, Celal Atik, Ali Yücel, İbrahim Zengin ve Adil Candemir'den oluşmaktaydı.

Londra Olimpiyatları'ndan sonra kendisine ev armağan edildiği için Olimpiyat Komitesi'nce profesyonel ilan edilince, 1952 Helsinki Olimpiyatları'na katılamadı.

Güreşi bıraktıktan sonra Milli Takım'da antrenör oldu. 15 Aralık 1955 günü Milli Takım'la beraber İsveç'te bulunduğu sırada ağır bir kalp krizi geçirdi. Doktorların kesin dinlenme önerisine rağmen yurda döndükten sonra genç güreşciler yetiştirmeye devam etti.

8 Ocak 1961'de Ankara'da geçirdiği ikinci kalp krizi ile vefat etti.Kabri Ankara Cebeci Askeri Şehitliğindedir.

Türk güreşinin efsane isimlerinden biri olan Yaşar Doğu, ay yıldızlı mayo ile yaptığı 47 güreşin yalnızca birinde yenilmiş, galip geldiği 46 karşılaşmanının 33'ünü tuşla kazanmıştır. Kazandığı 46 karşılaşmanın normal süre toplamı 690 dakika olduğu halde, kısa sürede yaptığı tuşlar nedeniyle bu güreşler toplam 372 dakika 26 saniye sürmüştür.

aramızda görmek istiyoruz.
1913 Yılında Samsun'un Kavak İlçesine bağlı Karlı köyünde dünyaya geldi.
1936 yılında Ankara' da askerliğini yaparken minder güreşine başladı.
İlk antrenörü Faik Dura,
1939 yılı Oslo NORVEÇ de Greko-Romen stil 66 Kg da Avrupa 2.
1940 yılı İstanbul da Greko-Romen stil 66 Kg da Balkan 1.
1946 yılı Stockholm İSVEÇ de Serbest stil 67 Kg da Avrupa 1.
1947 yılı Prag ÇEKOSLAVAKYA da Greko-Romen stil 73 Kg da Avrupa 1.
1948 yılı Londra Olimpiyatlarında Serbest sitil 73 Kg da 1.
1949 yılı İstanbul TÜRKİYE de Serbest stil 79 Kg da Avrupa 1.
1951 yılı Helsinki FİNLADİYA da Serbest stil 87 Kg da Dünya 1.
Her iki güreş stilinde 6 altın, 1 gümüş olmak üzere 7 madalya kazandı.
Ay-Yıldızlı forma ile 47 güreş yaptı.
Bu güreşlerin 33'ünü tuşla, 11'ini ittifakla, 1'ini ekseriyetle, 1'ini abandone ile kazandı.
1955 yılında İstanbul Spor ve Sergi Sarayın' da yaptığı jübile ile güreşi bıraktı.
Milli Takımda antrenörlük yaptı.
Milli Takım antrenörü olarak 15 Aralık 1955'te İSVEÇ'te bulunurken ağır bir kalp krizi geçirdi. 
Yurda döndükten sonra genç güreşçileri yetiştirmek için çalışmaya devam etti.
8 Ocak 1961 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.
Ülkemizde Sembol Sporcu olarak anılmaktadır.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri