YAŞAM KOÇLARINI DİNLERKEN

Yaşam Koçluğu bir meslek dalı haline geldi. Bu işi meslek edinenler sürekli bir şeyler üretmeye çalışıyor. Hayal güçlerinin sınırlarıyla oynuyorlar.

YAŞAM KOÇLARINI DİNLERKEN


AHMET SEVEN


Yaşam Koçluğu bir meslek dalı haline geldi.

Bu işi meslek edinenler sürekli bir şeyler üretmeye çalışıyor.

Hayal güçlerinin sınırlarıyla oynuyorlar.

Her gün yeni bir şeyler bulup söylemek zorunda hissediyorlar.

Yol yordam yöntem terapi tavsiye adına ne derseniz deyin ne varsa sıralıyorlar.

Onlarca kitap yazıp reçete gibi sunuyorlar.

Bunlara aspirin kitap diyenler de var.

Karşılarına insanı ya da insanları alıp şöyle yapın böyle yapın onu yapmayın bunu yapmayın…

Mutluluğun sırlarını, para kazanmanın yollarını başarılı olmanın kurallarını anlatıp duruyorlar.

Öğrencinin sınavına varıncaya kadar müdahale etmekten geri kalmıyorlar.

Tamam da.

Her insanın parmak izi bir olmadığı gibi karakteri de bir değil.

Kaç parmak izin varsa bir o kadar da karakter var.

Hiçbir insanın ruh haleti birbirine benzemiyor.

Kimse başkası olamıyor.

Herkes kendi oluyor.

Birinin güldüğüne diğeri ağlayabiliyor.

Birinin takıntı haline getirdiği meseleye diğeri aldırış bile etmeyebiliyor.

İnsanı yediği içtiği giydiği yaşadığı her şey etkisi altına alıyor.

Anası babası öğretmeni kardeşleri çevresi…

Etkisi altında kaldığı binlerce şey var.

Şimdi bütün bu gerçekleri bilerek tamamını karşınıza alıp nasıl etkileyip hayatına yön vereceksiniz.

Etkilenmek ayrı uygulamak ayrı şeydir.

Yabancı dil öğretmek gibi bir iş mi bu.

İnsan bile kendi ruhunun özelliklerini tanımak için yıllarını veriyor.

Boşuna mı demişler “Gençlikteki gücüm, şimdiki aklım olsa” diye.

Onu bunu bilmem insanı hayatta hedeflerine götüren kamçılayan tetikleyen şeylerin başında idealleri gelir.

Hayat felsefesi de diyebiliriz.

Yoksa insanın üzerine alçı dökseniz yine her biri birbirinden farklı olacaktır.

Koçlar, aslanlara söz geçirebilir mi?

Diyorum ya herkesin ruhunu besleyen malzemeler ayrı ayrı hem de çok ayrı.

Bir insanı ele alıp analiz yapmaya kalkışsanız ömrünüz yetmez.

Niye mi söylüyorum bunları?

Şundan:

Talimatla ancak işçilik, memurluk yapılabilir de ondan.

Mesela herkese gülümseyin diyorlar.

Adamın türlü dertleri var nasıl gülümsesin?

Ben sözü burada sonlandırayım.

Yoksa bu iş çok su götürür…

Fakat bir şey daha söyleyeyim mi?

Ben yine de koçlarımızı dinlemeyi seviyorum hani.

Hiç de olmazsa dinlediğimiz süre içerisinde bazı şeyleri unutup gidiyoruz.

Bu bile yetmez mi? 


02.10.2019 20:49
YORUMLAR
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.