22 Ekim 2018 Pazartesi
Necip Fazıl Kısakürek

FİKİR ÖFKESİ

05.01.2015 09:19 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Necip Fazıl Kısakürek
FİKİR ÖFKESİ
İnsan başını sıçan kafasından ayıran tek hassa?
Ha tüfeği olmayan asker, ha öfkesi olma­yan fikir!
Kollarımız, kuvveti nasıl sinir cümlemizde bulursa, herhangi bir dünya görüşü de, sinir cümlesini fikir öfkesinde ele geçirir. Fikir öfkesi, düşünüş tarzlarının asabı cihazı, manivelası, icra müessiridir. Zihin onun sayesinde dinamizmaya kavuşur, yıldırımlaşır, kudrete erer, cansız bir ölçü kalıbı olmaktan kurtulur. Tek kelimeyle fi­kir öfkesi, kıymet hükümlerimizin hamle ve irade kaynağı? Onsuz fikir, duvarda veya sandıkta, evde veya dükkânda, kalabalıkta veya tenhada, ikide bir ötmekten başka hikmeti olmayan aptal bir guguklu saattir.
Fakat öfkesiz fikir ne kadar acıklı bir manzaraysa, fikirsiz öfke de o nisbette merhamete lâyık bir levha? Ruhî teessürlerini herhangi bir görüş sistemine irca edemeden, rasgele bağıran çağı­ran, kıran döken, tepinen dövünen bünyelere, haklı olarak hasta der, geçeriz.
Harikulade muvazene, öfkesiz fikirle fikirsiz öfkenin arasında yerini bulan, müşterek bir akıl ve sinir nakiliyetinde?
Bazı kalemlerdeki öfke edası bir takım han­tal mizaçların hoşuna gitmiyor. Onlar, ifadede itidal, ruhta rükûdet taraflısı? Böylelerine acı­mak lâzım. Zira onlar, görülmesi kolay olan öf­keyi görüyorlar da, görülmesi kolay olmayan fikri görmüyorlar. Böylelerine, suyu içilip de tanesi bı­rakılan hoşaf misalini mi hatırlatmalı??
(5 Mayıs 1944)

Kaynak:
Necip Fazıl KISAKÜREK, Hücum ve Polemik, 1998, İstanbul
Etiketler : FİKİR ÖFKESİ
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.